|
Necm Suresi 7
Ve huve bil ufukil alâ.
1. ve huve : ve o
2. bi el ufuki : bir ufukta
3. el a`lâ : en yüksek
İmam İskender Ali Mihr : Ve o, ufkun en yüksek yerinde (gözüktü).
Diyanet İşleri : (5-7) (Kuranı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve o, en yüce tanyerindeydi.
Adem Uğur : Kendisi en yüksek ufukta iken.
Ahmed Hulusi : O, Ufuk-u Âlâ (tüm dışsallığı kaplamış - âfakta) olduğu hâlde!
Ahmet Tekin : O, en yüksek ufukta idi.
Ahmet Varol : O, en yüksek ufuktaydı.
Ali Bulaç : O, en yüksek bir ufuktaydı.
Ali Fikri Yavuz : Ve o (Cebrâil) yüksek ufukta idi.
Bekir Sadak : (5-7) Ona, cetin kuvvetlere sahip ve guclu olan Cebrail ogretmistir; en yuksek ufukta iken dogruluvermis.
Celal Yıldırım : (5-6-7) Onu O`na, çok çetin güce sahip olan Melek (Cebrail) öğretti ki, o güzel bir görünümdedir ve en yüksek ufukta iken doğruldu.
Diyanet İşleri (eski) : (5-7) Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
Diyanet Vakfi : (5-7) Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
Edip Yüksel : En yüksek ufukta.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o en yüksek ufukta idi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O en yüksek ufukta idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O, en yüksek ufukta idi.
Fizilal-il Kuran : Yüce ufuktayken.
Gültekin Onan : O, en yüksek bir ufuktaydı.
Hasan Basri Çantay : O, en yüksek ufukda idi.
Hayrat Neşriyat : Ve o, (bu mi`râcında) en yüksek ufukta idi.
İbni Kesir : Ve o; en yüce ufukta idi.
Muhammed Esed : ufkun en uç noktasında görünerek,
Ömer Nasuhi Bilmen : (6-7) Bir kuvvet sahibi ki, hemen dosdoğru göründü. Ve o, en yüksek bir sema kıyısında idi.
Ömer Öngüt : Ve o, en yüksek bir ufukta idi.
Şaban Piriş : O, en yüksek ufukta idi.
Suat Yıldırım : (5-7) Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.
Süleyman Ateş : Kendisi yüksek ufukta iken.
Tefhim-ul Kuran : O, en yüksek bir ufuktaydı.
Ümit Şimşek : O zaman ufkun en yukarısında idi.
Yaşar Nuri Öztürk : En yüksek ufuktadır o.
|